Yerçekiminden yararlanarak elektrik üretmek mümkün. Ancak yerçekimi tek başına enerji üretmez; önceden depolanmış enerjinin kullanılabilir hâle gelmesini sağlar.
Bir cismi yukarı kaldırırken enerji harcarız. Bu enerji, cismin yüksekliğine bağlı olarak kütleçekimsel potansiyel enerji biçiminde depolanır. Cisim aşağı inerken bu enerji hareket enerjisine, bir jeneratör aracılığıyla da elektriğe dönüştürülebilir. Ancak aynı cismi yeniden yukarı kaldırmak için tekrar enerji gerekir. Üstelik kayıplar nedeniyle harcanan enerjinin tamamı geri kazanılamaz.
Hidroelektrik santralleri de bu prensiple çalışır. Yüksekte biriken su, aşağı akarken türbinleri döndürür. Suyu buharlaştırıp yağış döngüsüyle yüksek bölgelere taşıyan temel enerji kaynağı ise Güneş’tir.
Benzer bir yöntem, güneş ve rüzgârdan üretilen fazla elektriği depolamak için kullanılabilir. Üretimin fazla olduğu saatlerde büyük ağırlıklar yukarı kaldırılır. Elektriğe ihtiyaç duyulduğunda bu ağırlıklar kontrollü biçimde indirilerek jeneratörler çalıştırılır.
Böylece yerçekimi, enerjiyi daha sonra kullanmak üzere depolayan bir sistemin parçası olur. Buradaki fikir sınırsız enerji üretmek değil, mevcut enerjiyi ihtiyaç duyulan zamana saklamaktır.