Yataklar sadece dinlenme alanı değil, mikroorganizmaların da adresi
İnsanlar günlük yaşamlarının yaklaşık üçte birini yatakta geçiriyor. Bu uzun temas süresi, çarşaflar ve yastıklar üzerinde mikroorganizmaların birikmesi için uygun koşulların oluşmasına neden oluyor. Sıcaklık, nem, ter, tükürük ve dökülen ölü deri hücreleri; bakteri, mantar, akar ve virüsler için elverişli bir ortam sağlıyor.
İnsan vücudu her gün yüz milyonlarca deri hücresi döküyor. Bu durum, özellikle toz akarları için önemli bir besin kaynağı oluşturuyor. Toz akarları ve dışkıları; alerji, astım ve egzama gibi rahatsızlıklarla ilişkilendiriliyor. Yatak çarşaflarında ise insan cildinde doğal olarak bulunan bakterilerin yoğun şekilde birikebildiği belirtiliyor. Bu bakterilerin büyük kısmı zararsız kabul edilse de, bağışıklık sistemi zayıf bireylerde enfeksiyonlara yol açabilen türler de bulunuyor.
Hastane ortamlarında yatak tekstillerinin hijyenine özel önem veriliyor. Yüksek sıcaklıkta yapılan yıkamalarla bakterilerin büyük bölümünün etkisiz hale getirilebildiği ifade ediliyor. Bazı bakteri türlerinin daha dirençli yapılar gösterebildiği, ancak standart temizlik uygulamalarının bulaş riskini düşük seviyelerde tuttuğu belirtiliyor.
Ev ortamında yapılan incelemelerde ise yıkanmadan bir hafta kullanılan yastık kılıflarında santimetrekare başına milyonlarca bakteri tespit edilebildiği aktarılıyor. Uzun süre kullanılan yastıklarda ise farklı mantar türlerine rastlanıyor. Gece boyunca terle nemlenen ve vücut ısısıyla ısınan yastıkların, mantarların çoğalması için uygun koşullar sunduğu belirtiliyor. Bu mikroorganizmaların bir kısmının uzun süre yastık içinde varlığını sürdürebildiği ifade ediliyor.
Bu durumun özellikle solunum yolu hastalıkları bulunan kişiler açısından önem taşıdığı vurgulanıyor. Bazı mantar türlerine maruziyetin astım ve sinüs sorunlarını ağırlaştırabildiği, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde ise ciddi enfeksiyon risklerinin ortaya çıkabildiği bildiriliyor.
Yapılan değerlendirmelerde, solunum yolu rahatsızlığı bulunmayan bireylerin yastıklarını belirli aralıklarla değiştirmesinin yeterli olduğu, astım ve benzeri hastalıkları olan kişilerde ise bu sürenin daha kısa tutulmasının önerildiği aktarılıyor. Çarşaf ve yastık kılıflarının haftada en az bir kez yıkanmasının bakteri yükünü azalttığı, ütülemenin de mikroorganizma miktarını düşürdüğü belirtiliyor.
Evcil hayvanların yatakta uyuması, gece duş almadan yatağa girilmesi, kirli çoraplarla uyunması, makyaj ve cilt ürünleriyle yatağa girilmesi gibi alışkanlıkların yatak tekstillerindeki bakteri ve mantar miktarını artırabildiği ifade ediliyor. Yatakta yemek yenmesinin de bu durumu pekiştirdiği aktarılıyor.
Uzman değerlendirmelerine göre sağlıklı bireyler için bu mikroorganizmaların çoğu ciddi bir risk oluşturmuyor. Ancak bağışıklığı zayıf kişiler, hastalar ve çocuklar söz konusu olduğunda yatak hijyeninin daha dikkatli şekilde ele alınması gerektiği belirtiliyor.