Orta yaşta vereceğiniz üç karar beyninize yıllar kazandırabilir
Demans söz konusu olduğunda yaş ve genetik gibi değiştiremeyeceğimiz faktörler var. Ancak araştırmalar, beynimizin geleceğinin yalnızca genlerimiz tarafından belirlenmediğini gösteriyor. Özellikle orta yaşlarda yaptığımız bazı tercihler, ilerleyen yıllardaki zihinsel sağlığımız üzerinde önemli bir fark yaratabilir.
ABD ve Çin'den araştırmacıların yürüttüğü geniş kapsamlı bir çalışma, bu konuda üç önemli faktöre dikkat çekiyor:
Tansiyonu normal seviyelerde tutmak, diyabetten korunmak ve sigara kullanmamak.
Araştırmada 12 binden fazla kişinin sağlık verileri yaklaşık 26 yıl boyunca takip edildi. Sonuçlar, orta yaşlarda bu üç risk faktöründen uzak kalan kişilerin demansla karşılaşmadan geçirdikleri yaşam süresinin yaklaşık 13 yıl daha uzun olabileceğini ortaya koydu.
Burada özellikle 45 ile 65 yaş arasındaki dönem önem kazanıyor.
Çünkü yüksek tansiyon, diyabet ve sigara yalnızca kalbi etkilemiyor. Bu faktörlerin ortak noktalarından biri, damar sistemine zarar verebilmeleri. Beynimiz de yaşamını sürdürebilmek için sağlıklı bir kan dolaşımına ihtiyaç duyuyor.
Başka bir ifadeyle, orta yaşlarda damarlarınıza ne kadar iyi bakarsanız, ilerleyen yıllarda beyniniz için de o kadar güçlü bir temel oluşturabilirsiniz.
Araştırmacılar bu ilişkiyi incelerken yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite, ırk ve Alzheimer riskini artırabilen APOE4 gen varyantı gibi başka etkenleri de hesaba kattı.
Sonuçta dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı.
Yüksek tansiyon, diyabet ve sigara kullanımından oluşan üç risk faktörünü bir arada taşıyan kişilerde demansın daha erken ortaya çıkmasının yanı sıra yaşam süresinin de daha kısa olduğu görüldü.
Bu nedenle araştırmanın verdiği mesaj aslında oldukça basit:
Beyninizi 70'li yaşlarınızda korumaya çalışmak yerine, 40'lı ve 50'li yaşlarınızdayken yatırım yapmaya başlayın.
Çünkü demans bir sabah aniden ortaya çıkan bir süreç olmayabilir. Yıllar içerisinde damar sisteminde ve beyinde meydana gelen değişiklikler, çok daha ileri yaşlarda sonuçlarını gösterebilir.
Araştırmada kadınlar ve erkekler ile farklı gruplar arasında da demanssız geçirilen yaşam süresi açısından farklılıklar tespit edildi. Bilim insanları bu farklılıkların sağlık hizmetlerine erişim ve diğer toplumsal sağlık eşitsizlikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Şimdi araştırmacıların cevap aradığı başka bir soru var:
Orta yaşlarında sigarayı bırakan, tansiyonunu kontrol altına alan veya diyabet riskini azaltan bir kişi, gelecekteki demans riskini ne ölçüde değiştirebilir?
Bunun için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Ancak mevcut bulgular önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Kalbiniz için yaptığınız yatırım, aynı zamanda beyniniz için yaptığınız bir yatırım olabilir.
Dünyada her yıl milyonlarca yeni demans vakasının ortaya çıktığı düşünüldüğünde, belki de gelecekte zihinsel sağlığımızı korumanın en önemli yollarından biri bugün orta yaşlarımızda aldığımız kararların içinde saklı.
Çünkü yaşlanmayı durduramayız.
Ama nasıl yaşlandığımız üzerinde düşündüğümüzden daha fazla söz sahibi olabiliriz.