Aşırı uyku hâli sürüş güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor

Gündüz aşırı uyku hâli, sürüş sırasında dikkatin azalmasına, reflekslerin yavaşlamasına ve trafik kazası riskinin ciddi biçimde artmasına yol açıyor. Uzmanlar, uyku sorunlarının erken fark edilmesi ve tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Gündüz aşırı uyku hâli, trafik güvenliği açısından giderek daha fazla önem kazanan bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Yetersiz uyku, düzensiz uyku alışkanlıkları ve çeşitli uyku bozuklukları, sürücülerin dikkatini ve tepki hızını olumsuz etkileyerek yollarda ciddi tehlikelere neden olabiliyor. Bu durum özellikle uzun yolculuklarda, gece sürüşlerinde ve monoton yol koşullarında daha belirgin hâle geliyor.

Uzmanlara göre, aşırı uyku hâlinin en yaygın nedenlerinden biri uyku sırasında solunumun bozulmasıyla seyreden uyku problemleri. Bu tür sorunlar, gece uykusunun sık sık bölünmesine yol açarak kişinin gün içinde kendini sürekli yorgun ve uykulu hissetmesine neden oluyor. Sonuç olarak sürücüler, direksiyon başında farkında olmadan dalgınlaşabiliyor ya da kısa süreli uyku atakları yaşayabiliyor.

Bu kısa ve istem dışı uyku anları, “mikro uyku” olarak adlandırılıyor. Saniyelerle ölçülen bu süreler, sürücü için fark edilmesi zor olsa da araç kontrolünün tamamen kaybedilmesine yol açabiliyor. Özellikle yüksek hızda seyir hâlindeyken yaşanan mikro uyku atakları, ciddi ve ölümcül kazaların başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Araştırmalar, yetersiz uyku süresinin tek başına bile kaza riskini önemli ölçüde artırabildiğini ortaya koyuyor. Uykusuz şekilde araç kullanan sürücülerin dikkat seviyesinin düştüğü, karar verme süreçlerinin yavaşladığı ve risk algısının bozulduğu belirtiliyor. Bu durum, bazı uzmanlar tarafından alkol etkisi altındaki sürüşle benzer derecede tehlikeli olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, yalnızca uyku süresinin değil, uyku kalitesinin de büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Gece boyunca dinlendirici uyku uyuyamayan kişilerde gündüz aşırı uyku hâli daha sık görülüyor. Bu da sürüş sırasında reflekslerin zayıflamasına, görsel algının bozulmasına ve ani durumlara geç tepki verilmesine yol açabiliyor.

Sürücülere, düzenli ve yeterli uyku alışkanlığı kazanmaları, sürekli yorgunluk ve uyku ihtiyacı hissini önemsemeleri ve bu belirtiler devam ediyorsa profesyonel destek almaları öneriliyor. Ayrıca uzun yolculuklarda sık molalar verilmesi, gece sürüşlerinin mümkün olduğunca sınırlandırılması ve uykusuzken direksiyon başına geçilmemesi, kazaların önlenmesinde etkili önlemler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, uyku sorunlarının çoğu zaman tedavi edilebilir olduğunun altını çizerek, doğru önlemler alındığında sürüş güvenliğinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguluyor.

Önceki
Önceki

Mağusa Kent Orkestrası’ndan "Kış Konseri"

Sonraki
Sonraki

Lefkoşa Bedesten'de Kıbrıs’ta Ahiliğin ele alındığı çalıştay yapıldı